• çocukluğu hatırlatan oyunlar

    2.
    Parkta 6 kere 6 36
    Çukurlarını elimizle kazdığımız misket
    Yerden yüksek
    Körebe
    Ve bütün mahalle oynarsak mahalle ici saklambaç. (Üst kıyafetler değiştirilir ve ebeyi kandırarak çanak çömlek patlatılır efendim)

    Metin2
    Wolfteam ama onlar daha çok ergenlik galiba.
    6 ... bilinmeyen bir kadin
  • 2790 tl ye 2 yaşında kız pantolonu almak

    1.
    Kızı da yanında mı almış anlamadım?
    5 ... bilinmeyen bir kadin
  • günün karikatürü

    2326.
    günün karikatürü
    11 ... bilinmeyen bir kadin
  • anın duygusu

    20.
    rahatlama ve huzur.
    uzun zamandır kendimle ilgilenememiştim. önce kuaföre gidip insanlastiktan sonra eve gelişimle birlikte küveti suyla doldurup yattım. (Bir bihter beklemeyin öğrenci işi jakuzi tipayla kapatıyoruz) ardından lan hazır buhar oldu boşa gitmesin diye keseye abandim. bebek poposu kıvamına gelince çıktım. her sabah geç kalmaktan 3 dk da makine ile kuruttugum saçlarımı saldım ve kendi kurumasini bekliyorum türk kahvemi yaparken. herkese bir deşarj günü lazım millet. kendinizi sevin.
    8 ... bilinmeyen bir kadin
  • benim hikayem

    15.
    sıcak bir yaz günüydü. 3 yıldır aynı dershaneye gidiyordum ve artık lisenin son yılıydı. dershanemi değiştirmek istedim ama hem son yıl düzen değişikliği hem de başka yerde tanımadığım hocaların korkusu ile son anda tekrar orda kalma kararı aldım. iyiki de öyle yapmişim. yoğun bir tempodan önceki son dönemim olduğunu sandığım için bütün yaz gezmiş ve hiç konu bakmamıştım. ilk sınava girmeyişim ve öbür sınavda da kötü yapışım ile birlikte ortalama bir sınıf olan 5. sınıfa düşmüştüm. bu sınıfta tanıdığım çok insan vardı. her gün biri ile oturuyor sınıfı kaynatıyorduk. daha sonra bir oturma kavgası olmuştu ve birlikte oturmamaya karar vermiştik. benim de gözlerimin bozuk olması sebebi ile önlerde bir yer bakındım kendime. 2. sırada bir çocuğun yanı boştu. iyi biri gibiydi de. sessiz göründüğü için hem belki daha iyi ders dinlerim zaten evde bir şey yapmıyorum diyerek yanına oturdum. çok konuşkan ve sıcakkanlı bir yapım olduğu için onu da konuşturmaya başladım. sevdiğim müzikleri atıyor, hayallerimden heyecanla bahsediyordum. sanırım onunda hoşuna gidiyordu ya da bana öyle geliyordu. sonra o da ne, aynı yerde oturduğumuz ortaya çıktı. zaten annem beni her akşam almaya geliyordu. ona da bizle gelmeyi teklif ettim. böylece iyice yakınlaştık. dershanede şakalaşıyor, uç kutularını bıçaklıyor, kollarımıza gülen yüzler çiziyorduk (sanırım bundan rahatsız oluyordu ama hayır diyince küsüyordum) sonra sınavlar olmaya devam etti. sınıfta ya ben ya da o birinci oluyordu. sonradan öğrendim ki o da aksilikler sonucu bu sınıfa düşmüş (kader) bir yıl bu şekilde geçti. lakin tam olarak hayallerime katılmayışı ve sessiz yapısı yüzünden sanki bu yılın sonunda görüşmeyi kesecekmişiz gibi geliyordu. sene sonunda o üniversiteyi kazandı gitti ben ise sınavda okey nasıl oynanır, nasıl gezilir gibi sorular sorulmadığı için ve lys deki ibretlik düşüşüm ile bir yıl daha hazırlanmaya karar verdim. birkaç ay konuşmadık, o dönem benim için hem ev içinde hem de herkes gittiği için arkadaş çevremde zor zamanlardı. çevremde herkesi reddetmem ile nam salmama karşılık o ara birini kabul etmiştim. yeni bir ilişki, yeni bir etüt merkezi, yeni arkadaşlar derken hayat devam ediyordu. sonra bir telefon aldım. arayan o'ydu. gerçekten şaşırmıştım. hayatlarımızdan bahsettik. mutluydu. sevinmiştim. sessiz karakterinden biraz uzaklaştığını farketmiştim. hoşuma gitmişti. gezmeye, daha fazla açılmaya ve yeni şeylere merakı artmıştı. kendime benzetmiştim. sınavın tekrar yaklaşması ve ilişkimin bir ilişki olmadığını sadece baskıdan oluştuğunu anladığım dönemlerdi. sanki iyice yalnızlaşıyor gibiydim. doğum günüm gelmişti. tekrar o aradı. yine şaşırdım çünkü beklemiyordum. ama bu şekilde araması o kadar hoşuma gitmişti ki. gezdiği yerlerden bahsediyordu, neler yaptığından. biraz kıskanmıştım açıkçası sonra zevk alarak dinlediğimi farkettim çünkü içimdeki söndürdüğüm duyguları alevlendirmişti. ilişkimi bitirdim. yaşadığım şehrin çevresini dolaşmaya başladım. gerçekten rahatladığımı farkettim. şelaleler, doğa ve bağımsızlık beni kendime getirmişti. sınavım da sonrasında iyi geçmişti. eski erkek arkadaşımın sınavının kötü geçmesi ve bunu bana yüklemesi bana vicdan yaptırdı ki tekrar barıştık. ayrıl barış ayrıl barış yalama yapan 1 ay sonunda tekrar bitti. bu dönem aralığında o kişi şehre dönmüştü ve sinemaya gitmiştik. değişmişti. kendini bulmasının hoşuma gittiğini farkettim. basma kalıp düzenden kendi başına kurtulmuştu. sonra düzenli olarak konuşmaya başladık. artık bende onu arıyordum. lys bitmişti istanbulu kazanmıştım o ise amerikaya gitmişti. o döndü ben düzenimi oturttum derken ara ara konuşulan telefonlar yerini sık mesajlara bırakmıştı. nasıl oldu bende anlamadım ama onla konuşmayı seviyordum. eski ilişkimdeki baskının aksine eğlendiğimi ve kendim olduğumu hissediyordum ve evet en sonunda kendime ondan hoşlandığımı itiraf edebilmiştim. onun benden hoşlandığını biliyordum yani hissediyordum ama benimki imkansız gibi geliyordu o kadar insan değil, yanımda olan değil, yıllardır seven ya da çok yakışıklı olan değil. bu yüzden kendimi dizginledim ve sadece anlık olduğunu düşündüm. aslında bir yandan bu durumla da yüzleşmek için okuduğu şehre bilet aldım. resmen yanına gidiyordum. en kötüsünden kayak yapmış dönmüş olurdum. ama tekrar kadere bak ki bundan önce o geldi. ilk gün çıkamadığı için 2 saat beklemek zorunda kalmıştım. bir yandan gelsin istiyor bir yandan gelmesin diyordum. o akşam buluştuk ve bara gittik. ilk başta açım dediğim için yanında yiyecek bir şeyler getirmişti. çok hoşuma gitmişti. bir arkadaşım vardı. oralarda olduğunu söylemişti bende gel dedim. tatlı ve sevdiğim bir kızdı. aklıma yüzyılın en salak fikri gelmişti. neden bu ikisini birbirine yapmıyordum ki. benim de kafam rahatlar zaten bu çocuk bana karşı bir şey hissetse bu zamana kadar adım atardı diyordum. ben bunları yakınlaştırmaya çalışarak bir yandan da kendi duygularımı kapatmaya çalışıyordum. sonra gittiğimiz bardaki garson bana asılmaya başladı. o buna çok sinirlenmişti. beni korumaya çalışması çok hoşuma gitmişti. benim erken ayrılmam gerekiyordu ve gittim. onlar benden sonra da orda kalmışlar ve starbucks a gidip sohbet etmişlerdi. gerçekten bu kadar kıskandığımı hatırlamıyorum. kendi ellerimle bunu yaptığıma hala inanamıyorum. bir de bana resim attılar! ertesi sabah kız arkadaşım bana siz neden birlikte olmuyorsunuz ki. bence çok yakışıyorsunuz ve o gece sizi gördüm dedi. nasıl ne saçmalama diyerek konuyu kapattım ama gördüm derken ne kastetmişti? çok mu belliydi? o da mı benden hoşlanıyordu? kafamda deli sorularla sonraki gün konsere gittik. konserden önce bir şeyler içtik. dans ettik. sürekli bir stres içindeydim ve alkol iyi gelmişti. konsere girdik daha çok içtim. dans müzik alkol derken kendimi kaybetmiştim. gece güzeldi sarıldık, yerlerde yattık ama zaten bir kısmını hatırlamıyorum. konser bitmişti. o gün bomba patlamış bütün yollarda boşalmıştı. bir yandan alkol bir yandan dün gecenin etkisi ile koyverdim gitti ve ondan hoşlandığımı söyledim. bana verdiği cevap sadece "uzak" oldu. yıkıldım, ben ne yaptım dedim, neden söyledim dedim, allah belamı versin dedim ve kovdum onu. biri beni almaya gelene kadar yine bekledi beni. sonra ayrıldık. onun yanına gidip gitmemekte kararsızdım ama hiçbir şey olmamış gibi konuşuyorduk bu yüzden 4 gün sonra ben de gittim. kayağa gittik, gezdik, buz hokeyi oynadık, eğlendik. gitmemden bir gece önce o da benden hoşlandığını söyledi ve teklif etti. ama bu sefer de ben kararsızdım. ilk başta uzak demişti neden değişti? sadece burdaki birkaç güzel güne mi kandı. benden hoşlandığına gerçekten emin olmak istiyordum çünkü bilmiyordum ve saçma bir ilişki bana göre değildi. cevapsız bıraktım. ertesi gün buluştuk. ayrılma günümüzdü. yine hiçbir şey olmamış gibi davrandık. eğer ki bana bir adım atsaydı zaten bende ona atacaktım ama hiçbir şey göremedim. bana okulunu gezdirdi. çok güzel bir kısmı vardı. ben yukarı çıkmıştım o ise aşağıdan bana bakıyordu. onu öpmemek için zor durdum. ben istanbula döndüm. konuşmaya devam ediyorduk her gün konuşuyorduk. onunda benden hoşlandığına gerçekten emin oldum ve antalyaya kampa gitmeye karar verdik. birkaç hafta sonra otostop ile antalyaya gittik. bana yakın davranıyordu kayserideki gibi değildi kol atıyordu hoşuma gitmişti. çıralı sahile çadırımızı attık ve gözlem kulesi gibi bir yere çıktık. orda konuştuk ve çıkmaya başladık. o gece yıldız kaydı (yemin ederim gerçek yıldız) dilek falan tuttuk. şimdi çok tatlı bir ilişkiye ve gerçekten çok sevdiğim o kişiye sahibim. eh "uzak" ama olsun.
    7 ... bilinmeyen bir kadin
  • hangi tip insanlara karşı zaafınız var

    14.
    özgürlüğüme ve hayallerime ortak olabilecek, birlikte saçmalayabileceğim, yeni şeyler deneyebileceğim eğlenceli insanlara karşı zaafım var. tip, para, pul bunlar hep hikaye. önce duygularına dokunabilmeli insan.
    7 ... bilinmeyen bir kadin
  • yüzyüzeyken konuşuruz

    449.
    neredeyse bütün şarkılarını ezbere bildiğim, günümüzde saçma şarkılar ile ani popülerlik yaşayan gruplardan/şarkıcılardan çok daha iyi ve kaliteli şarkıları olan gruptur. bazı şarkılarındaki konuşuyor havası içine işler ve şarkıya kapılır gidersin.
    5 ... bilinmeyen bir kadin
  • en son alınan kitap

    11.
    Agatha Christie - Sonuncu Kurban.
    George Orwell - 1984.
    8 -1 ... bilinmeyen bir kadin
  • sadece türkiye de görülen olaylar

    2507.
    https://www.izlesene.com/...ye-gelemeden-oldu/1019406

    KDZ. Ereğli belediye başkanı halil posbıyık:
    Michael Jackson ile görüştük. '2009 yılı programımım dolu Halilciğim' dedi. 'Ama 2010'da Ereğli'yi düşünüyorum, alt yapıyı bana hazırlayabilir misiniz?' dedi. 'Sen emret her şeyi hazırlarız' dedim. Ona şunu söyledim. 'Denizin mavisi, ormanın yeşili, güneşin orijinal renkleri dünyada yalnızca Kdz. Ereğli'de vardır. Kdz. Ereğli'yi görmeden ölmek öbür dünyaya eksik gitmektir' dedim. Allah rahmet eylesin. Jackson aynen şöyle söyledi: 'Festival benim için önemli değil ama öbür dünyaya eksik gitmek istemiyorum. Onun için Kdz. Ereğli'ye geleceğim.' Allah rahmet eylesin ama önemli olan Kdz. Ereğli'yi görmeden gitti. Öbür tarafa eksik gitti, ona üzülüyoruz.
    7 ... bilinmeyen bir kadin
  • üniversite not durum belgesi

    2.
    osmanlı bu kadar hızlı çökmemişti. grafik her yeni sınavla birlikte yerin altına daha da iniyor. çekirdeği zorluyorum.
    6 ... bilinmeyen bir kadin
  • yazarların şu an dinlediği şarkılar

    38303.
    https://www.youtube.com/watch?v=RRKXQE52l2Q+
    5 ... bilinmeyen bir kadin
  • iş hayatının insana kaybettirdikleri

    79.
    hayallerinin peşinden gitmek
    zaman
    yaşama sevinci
    özgürlük duygusu
    (bkz: endividualist kişilik)
    5 ... bilinmeyen bir kadin
  • sözlük yazarlarının ruh halleri

    13539.
    sözüm meclisten dışarı a dostlar,
    (bkz: bu günlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum)
    4 ... bilinmeyen bir kadin
  • öpüşürken düşünülen şeyler

    96.
    elini kalçama indirmeyi ne zaman düşünüyor acaba.
    7 ... bilinmeyen bir kadin
  • karşı cinste aradığın en önemli özellik

    35.
    zeka, sevgi, saygı ve eğlenceli bir karakteri olması. onunla saçmalayamadıktan ve yanında tamamen doğal olamadıktan sonra ne sevgili ne de arkadaş olarak uzak olsun.
    5 ... bilinmeyen bir kadin
  • kürdanı tırnak pisliğini çıkarmak için kullanmak

    3.
    her türlü kürdan, kalem ucu, kağıt kenarı... itiraf edin.
    7 ... bilinmeyen bir kadin
  • banyoda sarki soylemek

    4.
    bir de bunun saç kurutma makinesi versiyonu vardır. saçlar hava da uçuşur, o konser en az bir milyon kişiye verilir.
    3 ... bilinmeyen bir kadin
  • iyi aile kızı testi

    4.
    kendimi 3 evetle uğurladım. yarışmacı arkadaşlara başarılar diliyorum.
    3 ... bilinmeyen bir kadin
  • yeni şeyler getiriyorum